Sayfa: [1]
  Yazdır  
.



Fasil  CUM`A BAHSİ

Konu Müslümanın fazîleti

Ravi   Ebû Hüreyre

Hadis
   Şöyle demiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`den işittim, buyuruyordu ki: Bizler (Ehl-i Kitâb`a nazaran) en sonra gelmişler (ken) Kıyâmet gününde (fazîletce) en başa geçecek olanlarız. Şundan dolayı ki, bizden evvel onlara, (daha sonra bizlere) kitab verildi de Allâh`ın onlara farz buyurduğu gün, bu (cum`a günü) iken onlar ihtilâf çıkar(ıp başka günlere ta`zîm et)diler. Bize ise o güne i`tibâr etmek husûsunda Hak Teâlâ hidâyet verdi. Artık bu babda nâs bizden geri kalmış oludular. Yahûdiler(in ibâdet günü) yarın, Nasârâ (nınki) de öbür gündür.

HadisNo  478

 
   

Fasil  CUM`A BAHSİ

Konu    Cuma günü yıkanmak;Güzel koku sürünmek;Misvak kullanmak

Ravi   Ebû Saîd-i Hudrî

Hadis
   Şöyle demiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in: "Her bâliğ olan (kimseye) cum`a günü gusletmek ve imkân bulursa gerek misvaklenmek, gerek hoş koku sürünmek vâcib (gibi) dir." buyurduğuna şehâdet ederim.

HadisNo    479

 
   

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu   Cuma günü yıkanmak;Cuma namazı ve hutbesi;Cumanın fazîleti

Ravi   Ebû Hüreyre

Hadis
   Şöyle demiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (Efendimiz) buyurdu ki: Her kim cum`a günü cenâbet guslü ile iğtisâl ettikten sonra (ilk saatte Cum`a namazına) giderse bir deve, ikinci saatte giderse bir sığır, üçüncü saatte giderse (sağlam) boynuzlu bir koç, dördüncü saatte giderse bir tavuk, beşinci saatte giderse bir yumurta kurban etmiş gibi (sevâba nâil) olur. İmam (hutbeye) çıkınca da melekler zikri (yâni hutbeyi) dinlemek için (mecliste) hazır bulunurlar.

HadisNo   480

 
   

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu  Cuma günü yıkanmak;Cumanın fazîleti;Güzel koku sürünmek

Ravi   Selmân-ı Fârisî

Hadis
   Şöyle demiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Hiç bir kimse yoktur ki, Cum`a günü iğtisâl edip elinden geldiği kadar paklandıktan ve (başını ve sakalını tarayıp kullandığı) yağından yağlandıktan, yâhud evindeki kokudan süründükten sonra (hânesinden mescide) çıksın, yanyana oturan iki kimsenin arasını açmasın, daha sonra (Hak Teâlâ tarafından) ona takdîr edildiği kadar namaz kılsın, daha sonra da imam söze başlayınca (namaz bitinceye kadar) sesini kessin de o Cum`a ile öteki Cum`a arasındaki günahları mağfûr olmasın.

HadisNo   481

   

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu    Cuma günü yıkanmak;Güzel koku sürünmek

Ravi  Abdullâh b. Abbâs

Hadis
   Şöyle rivâyet olunmuştur: Müşârün-ileyh`e: "Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem`in: Cum`a günü cünüb olmasanız da yine iğtisâl edip başlarınızı yıkayınız, bir miktar koku da sürününüz, buyurduklarını söylüyorlar. (Ne dersin?)" dediler. (İbn-i Abbâs cevâben): "Gusül (hakkında) evet, (böyle buyurduğunu bilirim) lâkin koku (hakkında) birşey buyurduğunu bilmiyorum" dedi.

HadisNo  482

 
   

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu   İpekli elbise giymek

Ravi    Abdullâh b. Ömer

Hadis
   Şöyle demiştir: (bir def`a) Ömer İbnü`l-Hattâb mescidin kapısında (Utarid İbn-i Hâcibe âit satılık) ipekten bir hulle gördü. "Yâ Resûlâ`llâh, (keşki) bunu satın alsan da cum`a gün(ler)i ve huzûr-ı (âlî) ne vefdler geldiği vakitler giysen!" dedi. Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem: "Bunu olsa olsa Âhiretten nasîbi olmayan kimse giyer" buyurdu. Sonraları (bir kere) Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`e (onun gibi ipek) hulleler geldi ve Ömer İbnü`l-Hattâb (radiya`llâhu anh)a hullelerden birini bahşetti. Ömer (İbnü`l-Hattâb:) "Yâ Resûlâ`llâh, bunu bana verdin. Halbuki Utarid`in hullesi için o buyurduğunu buyurmuştun" di(ye istifsarda bulun)du. Bunun üzerine Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (cevâben): "Bunu ben sana giyesin diye vermedim ki" buyurdu. Ömer (İbnü`l-Hattâb hulleyi alıp) Mekkede (henüz) müşrik olan bir kardeşine verdi.

HadisNo   483

 
   

Fasil    CUM`A BAHSİ

Konu    Misvak kullanmak

Ravi  Ebû Hüreyre

Hadis
   Şöyle demiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Ümmetime -yâhud (diğer rivâyete nazaran) nâsa- meşakkat vermek korkusu olmasaydı kendilerine her namaz kılarken misvak (isti`mâlini) emrederdim.

HadisNo  484

 
   

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu   Misvak kullanmak

Ravi    Enes b. Mâlik

Hadis
   Şöyle demiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (bir kerre): "Misvâk (isti`mâli) hakkında (ki tavsiyelerim) artık çoğa vardı (dinleyip itâat etmek gerek.)" buyurdu.

HadisNo    485

   

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu   Namazda istiâne (başka şeyle meşgul olmak)

Ravi   Ebû Hüreyre

Hadis
   Şöyle demiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (Efendimiz) cum`a günü sabah namaz(ının ilk rek`at) ında ... (ikinci rek`atinde de) ... (Sûre-i şerîfelerini) okurlardı.

HadisNo   486

 
   

Fasil    CUM`A BAHSİ

Konu   Âile sorumluluğu;Devlet adamının sorumluluğu;Kadınların sorumluluğu;Mes`ûliyet (sorumluluk);Sorumluluk

Ravi   Abdullâh b. Ömer

Hadis
   Şöyle demiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`den işittim, buyurdu ki: Her birerleriniz râî (yâni elinin altında ne varsa onu lâyıkiyle muhâfaza ve sıyânetle mükellef)dir ve her birerleriniz elinin altındakinden mes`uldür. Devlet adamları birer râîdir ve raiyyesinden mes`uldür. İnsan ehl(u ayâl)inin râîsidir ve raiyyesinden mes`uldür. Kadın, kocasının evinin râîsi (yâni muhâfızı)dır. Hizmetkâr efendisine âid malın râîsidir ve elinin altındakinden mes`uldür. -Râvî ki, İbn-i Ömer, yâhud ondan rivâyet eden oğlu Sâlim İbn-i Abdillâh`tır- Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in bir de: "İnsan babasına âid malın râîsidir ve elinin altındakinden mes`uldür" buyurduklarını zannediyorum, der. (Elhâsıl) her birerleriniz râî ve her birerleriniz raiyyesinden mes`uldür.

HadisNo   487


Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu  Yıkanmak

Ravi   Ebû Hüreyre

Hadis
   O hadîsi ki -biraz evvel (478) inci olarak geçmişti- Bu (tarikten olan) rivâyette şöyle bir ziyâde (de) vardır: (Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem Efendimiz biraz sükût buyurduktan sonra) "Her yedi günde bir gün iğtisâl edip başını ve bütün cesedini yıkamak (Cum`a`ya giden) her (bâliğ) müslüman üzerine (Allâh`ın) bir hakkıdır" buyurdu.

HadisNo  488

 
   

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu   Cuma günü yıkanmak;Yıkanmak


Ravi   Ümmü`l-mü`minîn Âişe

Hadis
   Şöyle demiştir: (Ahd-i Celîl-i Risâlet-Penâhî`de) nâs (gerek Medîne`ye yakın) menzillerinden ve (gerek) avâlîden Cum`a`da nevbetleşe hazır olup (sırtlarında yün aba olarak) toz toprak içinde gelirlerdi ki, toz toprak vücudlarına sinip bedenlerinden ter (kokusu) çıkardı. (Bir def`a) Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem benim yanımda iken bunlardan biri (yâhud bir takımları) huzûruna geldi. Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem: "Bâri bu gün yıkansanız!" buyurdu.

HadisNo  489

    

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu   Cuma günü yıkanmak;Yıkanmak

Ravi   Ümmü`l-mü`minîn Âişe

Hadis
   Şöyle demiştir: (Zamân-ı saâdette) halk kendi işlerini kendi gören takımdan idiler. Cum`a`ya gittikleri vakit de (iş zamanlarındaki hal ve hey`etleri ne ise) o hâl ve hey`etleri ile giderlerdi. (Bundan dolayı) kendilerine: "Keşki yıkansanız" buyuruldu.

HadisNo   490

   

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu   Cuma vakti

Ravi   Enes b. Mâlik

Hadis
   Şöyle demiştir: Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem Cum`a`yı Güneş (batıya) meylettiği zamanda kıldırdı.

HadisNo   491

 
   

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu  Cuma vakti

Ravi   Enes b. Mâlik

Hadis
   Şöyle demiştir: Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem (Efendimiz) namazı, soğuk şiddetlendiği zamanlarda erken kıldırır, şiddetli sıcaklar bastığında serinlik vaktine te`hir buyururdu. Râvî, (Enes`in namazdan) kasdettiği ma`nâ Cum`a (namazı)dır, diyor.

HadisNo   492

 
   

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu  Oturanı kaldırmamak

Ravi    Abdullâh b. Ömer

Hadis
   Şöyle demiştir: Bir kimsenin (bir Müslüman) kardeşini oturduğu yerden kaldırmasını ve oraya oturmasını Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem (Efendimiz) nehiy buyurdu. (Râvî Nâfi`a:) "Bu, (salât-ı) Cum`a`da mı?" diye soruldu. (Nâfi`:) "Cum`a`da da, başkasına da" cevâbını verdi.

HadisNo   494

 
   

Fasil    CUM`A BAHSİ

Konu   Cuma ezanı

Ravi   Sâib b. Yezîd

Hadis
   Şöyle demiştir: Cum`a günü (Cum`a) nidâsı, (ezânı) ilkin Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem ile Ebû Bekr ve Ömer (radiya`llâhu anhümâ) zamanlarında iman minbere oturduğ vakit başlardı. Osmân (radiya`llâhu anh halîfe) olup nâs da (Medîne`de) çoğalınca Zevrâ`da (okunan) üçüncü nidâyı, (ezânı) ilâve etti.

HadisNo  495

 
   

Fasil  CUM`A BAHSİ

Konu   Cuma ezanı

Ravi   Sâib b. Yezîd

Hadis
   (Bundan evvelki rıvâyetini te`yid ettikten sonra) şöyle demiştir: Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem`in (Cum`a ezânını okuyan) birden ziyâde müezzini yoktu. Cum`a günü ezân okunması da imam minbere oturduğu vakitte olurdu.

HadisNo   496

 
   

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu   Müezzinin söylediklerini tekrar

Ravi    Muâviye b. Ebî Süfyân

Hadis
   (Sened-i sahîh-i muttasıl ile) rivâyet olunmuştur ki, Muâviye İbn-i Ebî Süfyân radiya`llâhu anhümâ bir Cum`a günü minbere oturmuş. Müezzin: ... demiş. Muâviye de: ... demiş, (Müezzin:) ... demiş. Muâviye: ... yâni: Buna ben de şehâdet ederim, demiş. (Müezzin:) ... demiş. Muâviye (yine) ... demiş. (Müezzin:) ezânı bitirince Muâviye: "Ey nâs, ben Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in bu makamda (yâni minber üzerinde) oturur ve müezzin ezân okurken benden işittiğiniz (bu) sözleri buyurduğunu işittim." demiş.

HadisNo   497

 
   

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu   Namaz bitince imâmın cemâate dönmesi

Ravi   Sehl b. Sa`d

Hadis
   (Yine) Sehl İbn-i Sa`d (-i Sâidî) radiya`llâhu anhümâ`nın minber hakkındaki hadîsi ki (yukarıda (447) inci olarak) geçmişti (o rivâyette) Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem (Efendimiz`in) minber üzerinde namaz kıldıkları ve (esnâ-yı salâtta) geri geri gittikleri zikredilmişti. Bu rivâyette (ise Sehl radiya`llâhu anh): "Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem namazdan çıkınca nâsa dönüp: Ey nâs, bu (gördüğünüz) şeyleri bana uyasınız ve benim namazımı öğrenesiniz diye yaptım" buyurdu" sözlerini ziyâde etmiştir.

HadisNo   498


Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu  Hz. Peygamber`in mu`cizeleri

Ravi   Câbir b. Abdullâh

Hadis
   Şöyle demiştir: Bir hurma kütüğü vardı ki, Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem (Efendimiz hutbe esnâsında) onun üzerinde dururdu. Kendisi için minber kurulduğunda (bu) kütükten, gebe develerin iniltisine benzer sesler (çıktığını) işittik. Tâ ki, Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem (minberden) inip de elini üzerine koyunca (sustu).

HadisNo   499

 
   

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu   Cuma namazı ve hutbesi

Ravi   Abdullâh b. Ömer

Hadis
   Şöyle demiştir: Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem (Efendimiz) -(tıpkı) sizin şimdi yaptığınız gibi- (ilk) hutbesini ayakta îrâd buyurur, sonra otururdu. Ba`dehû (tekrar ikinci hutbe için) ayağa kalkardı.

HadisNo   500


   

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu   Hırs

Ravi   Amr b. Tağlib

Hadis
      Şöyle demiştir: (bir def`a) Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`e (Bahreyen`den) bir (çok) mal, yâhud bir (çok) seyb (üserâ) gönderilmişti. Onu taksim buyurdu. (Taksim ederken) birtakım kimselere atıyye verdi de bir takımlarına (hiç) aldırmadı. (Sonra) haber aldı ki (atıyyesiz) bıraktığı kimseler ıtâb ediyorlar. Bunun üzerine (hutbeye çıkıp) Allâhu Teâlâ`ya hamd, sonra senâ etti. Ondan sonra (da) : Vallâhi ben aldırmadığım kimseyi atıyye verdiğim kimseden ziyâde sevip dururken (yine) birine atıyye verip (sevdiğime hiç) aldırmadığım olur. Lâkin (şu var ki) bir takım kimselere, kalplerinde ceza` ve helâ` (yâni sabırsızlık ile hırs ve tama`) gördüğüm için (kendilerine mal) verdim. Bâzı kimseleri de Allâhu Teâlâ`nın, kalblerinde yarattığı gınâ (-yi nefsî) ve hayr (-ı cibillî) ye havâle eder(ek mahrum bırakır)ım. Amr İbn-i Tağlib de bunlardan biridir. Râvî Amr İbn-i Tağlib (radiya`llâhu anh) der ki: Vallâhi o kadar (sevindim ki) Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in bu (taltifkârâne) sözüne bedel bütün dünyâya mâlik olmayı gönlüm istemez.

HadisNo   501

 
   

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu  Hz. Peygamber`in "emmâ be`du" kullanması

Ravi   Ebû Humeyd Ensârî-i Sâidî

Hadis
   Ebû Humeyd (Ensârî-i) Sâidî radiya`llâhu anh`den, Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in (bir gün) ba`de`z-zuhr namazdan sonra (hutbeye) kalkıp teşehhüde ve Allâhu Teâlâ`ya ehli olduğu sözlerle (hamd ü) senâda bulunduğu, ondan sonra da ... buyurduğu (sened-i sahîh-i muttasıl ile) rivâyet edilmiştir.

HadisNo   502

   

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu   Cuma namazı ve hutbesi

Ravi   Abdullâh b. Abbâs

Hadis
   Şöyle demiştir: Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem (bir gün mübârek) sırtında büyük bir ridâ olarak (sarınıp) bürünmüş ve (mübârek) başını boz bir sarık ile bağlamış olduğu halde minbere çıktı ki, bu (hutbe îrâdı için minbere) son oturması oldu, Allâhu Teâlâ`ya hamd ü senâ etti. Sonra: Ey nâs, yakına gelin" buyurdu. (Sahâbe-i Kirâm) etrâfına toplandılar. Ondan sonra buyurdu ki: (Biliniz) bu Ensâr cemâati (günden güne) azalacaklar, (başka) kimseler ise çoğalacaklardır. Binâenaleyh Muhammed salla`llâhu aleyhi ve sellem ümmetinden her kim her hangi bir şey üzerine sâhib-i vilâyet olup da bir kimseye zarar vermeğe veya menfaat eriştirmeğe kudret-yâb olacak olursa onlardan iyilik edenlerin iyiliğini kabûl, kötülük edenlerin seyyiesini affetsin.

HadisNo  503

 
   

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu   Cuma namazı ve hutbesi

Ravi  Câbir b. Abdullâh

Hadis
   Şöyle demiştir: Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem (Efendimiz) cum`a günü hutbe îrad buyururken biri mescide geldi: (Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem:) "Filân, sen namaz kıldın mı?" diye sordu. O da "Hayır" dedi. (Bunun üzerine:) "(Öyle ise) kalk da namaz kıl" buyurdu.

HadisNo   504

   

Fasil  CUM`A BAHSİ

Konu   Yağmur duâsı

Ravi  Enes b. Mâlik

Hadis
   Şöyle demiştir: (Bir def`a) Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem zamânında nâs bir kıtlığa müptelâ oldu idi. Bir cum`a günü Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem hutbe îrâd buyururken A`râbînin biri ayağa kalkıp: "Yâ Resûla`llâh, mallar helâk oldu. Çoluk çocuk da aç kaldı bize duâ buyur" de(ye niyâz et)di. Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (mübârek) ellerini kaldırdı ki, (o sırada) gözümüze gök yüzünde hiçbir bulut parçası görünmüyordu. Nefsim yed-i kudretinde olan Zât-ı Ecell-ü A`lâ`ya kasem olsun ki, bulutlar dağlar gibi (gök yüzünü) istilâ etmedikçe o (mübârek) ellerini indirmedi ve (yağmur yağmadan) minberinden inmedi. (Minberden inerken mübârek) sakalına doğru yağmur (tânelerin)in yuvarlandığını gördüm. O gün, ertesi gün, daha ertesi gün.. tâ öteki Cum`aya kadar (hep) üzerimize yağıp durdu. (Ertesi Cum`a) yine o A`râbî (Enes radiya`llâhu anh`in dediğine göre) yâhud bir başkası ayağa kalkıp: "Yâ Resûlâ`llâh, (artık) binâlar yıkıldı. Mallar da (suda) boğul(mağa başla) dı. Bize duâ buyur" de(ye istirham et)di. (Bunun üzerine Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem yine mübârek) ellerini kaldırdı. Ve: "İlâhî, etrâfımıza (yağdır), üzerimize değil" di(ye duâ buyur)du. (Bunu söylerken de mübârek) eliyle hangi cihetteki buluta işâret buyurdu ise (orası) açıldı ve Medîne (üstü açık) bir alan gibi oldu. Kanat vâdîsi bir ay mütemâdiyen aktı ve her hangi cihetten kim geldiyse bol bol yağmur yağdığından bahsetti.

HadisNo  505

 
   

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu   Cuma hutbesini dinlemek

Ravi   Ebû Hüreyre

Hadis
   Şöyle demiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (Efendimiz): "Cum`a günü imam hutbe (îrâd) ederken arkadaşına (yalnız) dinle desen (yine) lâğvetmiş olursun" buyurdu.

HadisNo   506

    

Fasil   CUM`A BAHSİ

Konu   Cumanın fazîleti

Ravi   Ebû Hüreyre

Hadis
   Şöyle demiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (bir gün) Cum`adan bahs buyuruyordu (da): "Onda bir saat vardır ki hiçbir abd-i Müslim, namazda bulunup ve o sâate rast getirip Allâhu Teâlâ`dan bir şey dilemez ki, Allâhu Azze ve Celle ona (dileğini) bahşetmesin" buyurdu. (O sâatin) kısa olduğunu anlatmak için (mübârek) eli ile (ve baş parmağını orta ve adsız parmaklarının iç tarafına basarak) işâret buyurdu.

HadisNo   507

 
   

Fasil CUM`A BAHSİ

Konu   Evlerde kılınan nâfile namazın fazîleti

Ravi   Abdullâh b. Ömer

Hadis
   Şöyle demiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem öğlen namazından evvel iki ve ondan sonra (yine) iki, akşam (namazın)dan sonra da Hâne-i saâdetinde iki rek`at namaz kılardı. Yatsı (namazın)dan sonra (kezâlik) Hâne-i saâdetinde iki rek`at kılardı. Cum`a (namazın)dan sonra ise (Mescid-i Şerîf`den Hâne-i saâdete) teşrîf etmeden (namaz) kılmazdı. (Lâkin sonra) iki rek`at kılardı.

HadisNo  509
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


SimplePortal 2.3.3 © 2008-2010, SimplePortal