Sayfa: [1]
  Yazdır  
.



201. "...ve Lillâhi alenNasi hıccül beyti menisteta'a ileyhi sebiyla*..." (49.Âl-u İmran:97)

"...Gitmeye imkânı olan herkese Beyt'i hac etmek, insanlar üzerindeki Allâh hakkıdır..."

202. "Katiluhüm yüazzibhumullâhu Bi eydiyküm ve yuhzihim..."  (9.Tevbe:14)

"Savaşın onlarla (ki), Allâh elleriniz olarak onları azaplandırsın, rezil etsin onları..."

203. "Tûlicül leyle fiynnehari ve tûlicün nehara fiyl leyl* ve tuhricül hayye minel meyyiti ve tuhricül meyyite minel hayy* ve terzüku men teşâu Bi ğayri hisab" (3.Âl-u İmran:27)

"Geceyi gündüze dönüştürürsün, gündüzü geceye dönüştürürsün. Diriyi ölüden çıkartırsın, ölüyü diriden çıkartırsın. Dilediğine hesapsız rızık (yaşam gıdası) verirsin."

204. "Ve lekad hâlâknaküm sümme savvernaküm sümme kulna lil melaiketiscüdu liAdeme, fesecedu illâ ibliys* lem yekün mines sacidiyn" (7.A'raf:11)

"Gerçek ki, sizi yarattık... Sonra sizi şekillendirdik... Sonra meleklere "Secde edin Âdem'e" dedik... İblis hariç secde ettiler; o secde edenlerden olmadı."

205. "Fe vesvese lehümeş şeytanu..." (7.A'raf:20)

 "Derken şeytan, bedenselliklerini fark ettirmek için onlara vesvese verdi..."

206. "Ve kasemehüma inniy leküma le minen nasıhıyn" (7.A'raf:21)

"Ve onlara: "Kesinlikle ben sizin hayrınızı isteyenlerdenim" diye de yemin etti."

207. "Fedellahüma Biğurur*..." (7.A'raf:22)

"Böylece onları (vehimlendirerek - kendilerini beden yapı olarak kabul ettirerek) aldattı (bedenselliği fark ettirdi)..."

208. "...ve 'asa Ademu Rabbehu feğavâ" (20.Tâhâ:121)

"...Âdem, Rabbine âsi oldu da yaşayışı bozuldu."

209. "...ve zeyyene lehümüş şeytanu a'malehüm fesaddehüm anissebiyli ve kânu müstebsıriyn" (29.Ankebût:38)

"...Şeytan kendilerine yaptıklarını süsledi de onları (Hak) yoldan engelledi... Gerçeği anlayacak hâlde olmalarına rağmen!"

210. "Ve iz kulna lil Melaiketiscüdu liAdeme fesecedu illâ ibliys* kâne minel Cinni fefeseka an emri rabbih*..." (18.Kehf:50)

"Hani biz meleklere "Secde edin Âdem'e" dedik de İblis hariç hepsi hemen secde ettiler! İblis CİNN (türünden)dendi; (bu nedenle) Rabbinin hükmüne (hakikat ilmi yoktu {Cin türünde hakikat ilmi ve kader sistemi bilgisi yoktur - RUH İNSAN CİN Kitabı. A.H.}) uymadı!"

211. "İlla ibliys* istekbere ve kâne minel kâfiriyn" (38.Sâd:74)

"İblis müstesna; (bilincine dayanarak) benlik tasladı ve hakikat bilgisini inkâr edenlerden (karşısındakinin hakikatini göremeyenlerden) oldu."

212. "Kale ma mene'ake ella tescüde iz emertük* kale ene hayrun minhu, halakteniy min narin ve hâlâktehu min tıyn; Kale fehbıt minha fema yekûnü leke en tetekebbera fiyha fahruc inneke mines sağıriyn" (7.A'raf:12-13)

"Buyurdu: 'Sana emrettiğimde seni secde etmekten engelleyen neydi?'... 'Ben daha hayırlıyım Ondan; beni Nâr'dan (ateşten - radyasyon - bir tür dalga boyu yapı; {dikkat edile ki burada kullanılan 'nâr' kelimesi, cehennemdekileri yakacağı belirtilen 'nâr' kelimesiyle aynı anlamdadır. Bunun anlamı iyi düşünülmeli! A.H.}) yarattın, Onu tıynden (maddeden) yarattın' dedi. Buyurdu: 'İn makamından!.. Bir başkasına büyüklük taslama makamı değildir bulunduğun makam! Çık! Muhakkak ki sen (böyle düşünmekle) kendini küçülttün!'"

213. "Kale enzırniy ila yevmi yüb'asûn" (7.A'raf:14)

"'(İnsanların ölüm sonrasında) Bâ's olacakları güne kadar bana mühlet ver' dedi."

214. "Kale feBima ağveyteniy leak'udenne lehüm sıratakel müstekıym; Sümme leatiyennehüm min beyni eydiyhim ve min halfihim ve an eymanihim ve an şemailihim* ve lâ tecidü ekserehüm şakiriyn" (7.A'raf:16-17)

"'Yemin ederim ki, (yudillü men yeşau = dilediğine sapmayı yaşattırır; realitesince) beni sapıttırmanın sonucu olarak, onlara engel olmak için senin sırat-ı müstakimine oturacağım!' 'Sonra andolsun ki, onlara önlerinden (hırslarını tahrik ederek - benliklerini yücelterek hakikati inkâra sürükleyerek), arkalarından (gizli şirke yönelterek - saptırıcı fikirlerle), sağlarından (senden alıkoyacak hayırları ilham ederek) ve sollarından (kötülükleri güzel - süslü göstererek) geleceğim... Onların çoğunluğunu, verdiklerini değerlendiren olarak bulamayacaksın!'"
215. "Kale feBi ızzetiKE le uğviyennehüm ecme'ıyn; İlla 'ıbadeKE minhümül muhlesıyn" (38.Sâd:82-83)

"(İblis) dedi ki: 'İzzetine (karşı konulmaz gücüne) yemin ederim ki, onların hepsini şaşırtıp (kendilerini beden kabul ettirerek, bedenin zevkleri peşinde koşturarak; hakikatlerini oluşturan ruhun konusundan) saptıracağım.' 'Ancak onlardan ihlâsa erdirilmiş (hakikatlerini yaşattığın) kulların müstesna.'"

216. "Leanehullah* ve kale leettehızenne min ıbadike nesıyben mefruda; Ve leüdıllennehüm ve le ümenniyennehüm ve le amürrennehüm fele yübettikünne azânelen'ami ve leamürennehüm fele yüğayyirunne halkAllâh* ve men yettehıziş şeytane veliyyen min dûnillâhi fekad hasira husranen mubiyna; Ye'ıduhüm ve yümenniyhim* ve ma ye'ıduhümüş şeytanü illâ ğurura" (4.Nisâ':118-120)

"(Oysa şeytan - bedensel dürtüler) Allâh'ın lânetine uğramıştır... Şeytan: "Senin kullarından bir mukadder pay alacağım"... "Elbette onları saptıracağım, onları boş heveslerde (bedensellikte) boğacağım; onlara emredeceğim de en'amın (kendilerinden kurban olan davarların) kulaklarını kesecekler ve dahi onlara emredeceğim, Allâh'ın yarattığını değiştirecekler." Kim Allâh'ı bırakır da şeytanı (bedensel dürtülerini) yönetici edinirse, gerçekten o apaçık bir hüsrana uğramıştır. Onlara vaatlerde bulunur ve onlara umut verip sonu boş çıkacak arzular peşinde koşturur. (Oysa) şeytan, aldanıştan başka bir şey vadetmemektedir."

217. "Ve inne aleyke la'netİY ila yevmid diyn" (38.Sâd:78)

""Muhakkak ki, hüküm sürecine kadar lânetim (benden uzaklık) senin üstündedir!"

218. "Kalehbitu ba'duküm li ba'din adüvv*..." (7.A'raf:24)

"Buyurdu: "Birbirinize (bilinç - beden ikilisi) düşman olarak (kuvveler boyutunda yaşamaktan beden boyutunun şartlarını yaşamaya) inin!"

219. "Ma entüm aleyhi Bi fatiniyn; İlla men huve salil cahıym" (37.Sâffât:162-163)

"O'nun aleyhine (kimseyi) ayartıp kandıramazsınız! Ancak cehennemî yanışa gidecekler müstesna."

220. "Ve lekad saddeka aleyhim ibliysü zannehu fettebe'uhü illâ feriykan minel mu'miniyn; Ve ma kâne lehu aleyhim min sultanin illâ lina'leme men yu'minu Bil ahireti mimmen huve minha fiy şekkin..." (34.Sebe':20-21)

"Andolsun ki İblis'in onların (insanların) hakkındaki zannı doğru çıktı da, iman edenler dışındakiler ona tâbi oldular. Oysaki onun (İblis), onlar üzerine bir zorlayıcı gücü yoktu! Sadece sonsuz gelecek yaşamına iman eden ile ondan kuşku duyanın farkı açığa çıksın diye bunu yaptı
221. "Ya ma'şeral cinni vel insi elem ye'tiküm Rusulün minküm yekussune aleyküm âyâtiy ve yünziruneküm lıkae yevmiküm hazâ* kalu şehidna alâ enfüsina ve ğarrethümül hayatüd dünya ve şehidu alâ enfüsihim ennehüm kânu kafiriyn" (6.En'am:130)

"'Ey cinn ve ins topluluğu, hakikate işaret eden mesajlarımı anlatan ve şu güne ulaşacağınız hakkında sizi uyaran, sizden Rasûller gelmedi mi?'... 'Kendi aleyhimize şahidiz' dediler... Dünya hayatı onları aldattı ve (sonuçta) kendilerinin, hakikat bilgisini inkâr edenlerden olduklarına şahitlik ettiler!"

222. "Vel Canne halâknahu min kablü min narisSemum" (15.Hicr:27)

"Cann'ı da daha önce semum ateşten (gözeneklerden geçen, zehirleyici ateşten; ışınsal bedenle, cehennemdeki ateş, semum kelimesiyle tanımlanmıştır. A.H.) yarattık."

223. "Ve halekalCanne min maricin min nar" (55.Rahmân:15)

"Cann'ı (cin sınıfını - görünmez varlıkları) da dumansız ateşten (radyasyon - ışınsal enerji - elektromanyetik dalga bedenli) yarattı."

224. "Ve iz sarafnâ ileyke neferen minel cinni yestemi'unel Kur'ân* felemma hadaruhu kalu ensıtu* felemma kudıye vellev ila kavmihim münziriyn; Kalu ya kavmena inna semi'na Kitaben ünzile min ba'di Musa musaddıkan lima beyne yedeyhi yehdiy ilel Hakkı ve ila tariykın müstekıym; Ya kavmena eciybu da'ıyAllâhi ve aminu Bihi yağfir leküm min zünubiküm ve yücirküm min azâbin eliym" (46.Ahkaf:29/31)

"Hani cinden (insan gözünün görme alanı dışında kalan bir türden) bir grubu, Kurân'ı işitip dinlesinler diye sana yöneltmiştik... Ona hazır olduklarında dediler ki: 'Susun!'... Hüküm yerine gelince de uyarıcılar olarak toplumlarına döndüler! Dediler ki: 'Ey halkımız... Biz, Musa'dan sonra inzâl edilmiş, öncekileri tasdikleyen, Hakk'a ve sırat-ı müstakime yönlendiren bir Bilgi işitip dinledik.' 'Ey kavmimiz... DAÎALLÂH (Allâh davetçisine) (DAÎALLÂH; cinler O'nu DAÎALLÂH olarak görüp değerlendirmiştir, Rasûlullâh olarak değil. Postacı - elçi türü yaklaşımların temeli de bu kelimenin anlamına dayanır) icabet edin ve O'na iman edin ki, bazı günahlarınızı bağışlasın; sizi feci bir azaptan korusun.'"
225. "Ve ennehû kâne yekulu sefiyhuna 'alAllâhi şatatâ; Ve enna zanenna en len tekulen'insu velcinnu 'alAllâhi keziba; Ve ennehu kâne ricalun minel'insi ye'uzune Biricalin minelcinni fezadûhüm raheka" (72.Cinn:4-6)

"Doğrusu bizim kıt anlayışlımız, Allâh hakkında saçma iddiada bulunuyormuş!" "Biz gerçekten, ins ve cin Allâh hakkında asla yalan söylemez, diye zannetmiştik." "Doğrusu, insan türünden bazı rical (erkek veya kadın), cin türünden bazı ricale (erkek veya kadın) sığınırlar... Bu yüzden onların azgınlıklarını artırırlar."

226. "İn yed'une min dûniHİ illâ inasen, ve in yed'une illâ şeytanen meriyda" (4.Nisâ':117)

"O'nun dûnundakilere yönelenler, sadece cansız dişi putlara tapınmaktalar ve böylece de inatçı, hayırsız şeytana yöneliyorlar!"

227. "...innehümüt tehazüş şeyatıyne evliyâe min dunillâhi ve yahsebune ennehüm mühtedun" (7.A'raf:30)

"...Muhakkak ki onlar (dalâlet hak olanlar), Allâh'ı bırakıp şeytanları (saptıranları) dostlar edindiler... Sanıyorlar ki kendileri hidâyet üzeredirler!"

228. "Ve ce'alu Lillâhi şürekâelCinne ve halekahüm..." (6.En'am:100)

"(Onlar bir de) CİNNi (görünmeyen varlıkları) Allâh'a ortak kıldılar... Onları (Allâh) yaratmıştır!.."

229. "...ve hakka aleyhimül kavlü fiy ümemin kad halet min kablihim minel cinni vel ins* innehüm kânu hasiriyn" (41.Fussilet:25)

"...Cin ve insten, onlardan önce gelip - geçmiş ümmetler hakkındaki hükmü, bunlar aleyhine de hak oldu... Muhakkak ki onlar hüsrana uğrayanlardı!"

230. "Ve ce'alu beynehu ve beynel cinneti neseba* ve lekad alimetil cinnetü innehüm lemuhdarun" (37.Sâffât:158)

"O'nunla (Allâh ile) cinler (normal insan duyularının algılayamadığı bilinçli varlıklar) arasında bir bağ oluşturdular! (Onlara Allâh dûnunda tanrısallık atfettiler)... Andolsun cinler de bilir ki, muhakkak onlar muhdarîndir (zorunlu olarak huzurda hazır tutulacaklardır)!"

231. "İnnehu leyse lehu sultanun alelleziyne amenû ve alâ Rabbihim yetevekkelun; İnnema sultanuhu alelleziyne yetevellevnehu velleziyne hüm Bihi müşrikûn" (16.Nahl:99-100)

"Gerçektir ki, onun (şeytanın) iman eden ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde bir sultası (gücü) yoktur! Onun sultası, sadece, kendisini velî edinenler (ilham ettiği fikirlere uyanlar) ve Rablerine ortak koşanlaradır!"

232. "Ve yevme yahşurühüm cemiy'a* ya ma'şeral cinni kadisteksertüm minel ins* ve kale evliyaühüm minel insi Rabbenestemte'a ba'duna Bi ba'din ve belağna ecelenelleziy eccelte lena* kalennaru mesvaküm halidiyne fiyha illâ ma şaAllâh*..." (6.En'am:128)

"(Allâh) onları topluca haşrettiği gün: "Ey cinn topluluğu, gerçekten insanların çoğunluğunu hükmünüz altına aldınız (hakikatten uzaklaştırdınız)!" (der)... İnsan (türünden) dostları olanlar şöyle der: "Rabbimiz, birbirimizden karşılıklı yararlandık... İşte bizim için belirlediğin ecelimiz bize ulaştı"... Şöyle der: "Ateş sizin mekânınızdır; Allâh dilemedikçe, orada ebedî kalıcılarsınız"...

233. "Elem a'had ileyküm ya beniy Ademe en lâ ta'budüş şeytan* innehu leküm 'adüvvün mubiyn; Ve enı'buduniy* hazâ sıratun müstekıym; Ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra* efelem tekûnu ta'kılun" (36.Yâsiyn:60-62)

"Ey Âdemoğulları... Size ahdetmedim (bildirip bilgilendirmedim) mi şeytana (bedene - hakikatinden habersiz bilince) kulluk etmeyin, muhakkak ki o sizin için apaçık bir düşmandır?" "Bana kulluk edin (hakikatin gereğini hissedip yaşayın)! Sırat-ı müstakim budur" (diye?). "Andolsun ki (kendinizi yok olup gidecek beden zannınız) sizden pek çok cemaatleri saptırdı! Aklınızı kullanmadınız mı?"

234. "...iz nada Rabbehu enniy messeniyeş şeytanu Bi nusbin ve azâb" (38.Sâd:41)

"Hani Rabbine: "Muhakkak ki şeytan (kendimi beden olarak hissediş) bana bitkinlik ve azap yaşattı" diye nida etti."
235. "Ve kul Rabbi eûzü BiKE min hemezâtiş şeyâtıyn; Ve eûzü BiKE Rabbi en yahdurûn" (23.Mu'minûn:97-98)

Ve de ki: "Rabbim! (bedenselliğe çeken) şeytanların vesveselerinden sana (hakikatimdeki koruyucu Esmâ'na) sığınırım.""Ve sana (hakikatimdeki koruyucu Esmâ'na) sığınırım Rabbim, çevremde bulunmalarından."

236. "Ya ma'şerel cinni vel'insi inisteta'tüm en tenfüzû min aktaris Semavati vel'Ardı fenfüzû* lâ tenfizûne illâ Bisultan;Fe Bi eyyi alai Rabbiküma tükezziban; Yurselu 'aleyküma şüvazun min narin ve nuhasün fela tentesıran" (55.Rahmân:33-35)

Ey cin ve ins topluluğu! Semâlar ve arzın aktarından (bedenlerinizin çekim gücünden) çıkıp gitmeye gücünüz yeterse, hadi çıkın gidin (bedensiz yaşayın)! Kudretiniz olmadıkça (kudret sıfatı sizde açığa çıkmadıkça) geçip gidemezsiniz! Hakikat böyle iken, Rabbinizin (varlığınızı oluşturan Esmâ özelliklerinin - şuur ve bedeninizin) nimetlerinin hangi birini sayarsınız yalan? İkinizin de üzerine Nâr'dan alev ve duman (bilinç bulanıklığı) irsâl edilir de başarılı olamazsınız!"

237. "Feizen şakkatis Semau fekânet verdeten keddihan" (55.Rahmân:37)

"(Ölüm esnasında) semâ (benlik bilinci) parçalanarak yanık yağ rengi alıp, gül misali (hakikat müşahede edildiğinde)!"

238. "Feyevmeizin lâ yüs'elu an zenbihi insün vela cann" (55.Rahmân:39)

"İşte o süreçte ne ins ne de cin türü suçundan sorulmaz (doğal olarak yaptıklarının sonuçlarını yaşamaya başlarlar)!"
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


SimplePortal 2.3.3 © 2008-2010, SimplePortal