Sayfa: [1]
  Yazdır  
.



63. MÜNÂFİKÛN SÛRESİ  المنافقون

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHIYM

إِذَا جَاءكَ الْمُنَافِقُونَ قَالُوا نَشْهَدُ إِنَّكَ لَرَسُولُ اللَّهِ وَاللَّهُ يَعْلَمُ إِنَّكَ لَرَسُولُهُ وَاللَّهُ يَشْهَدُ إِنَّ الْمُنَافِقِينَ لَكَاذِبُونَ
1-) İza caekelmunafikune kalu neşhedu inneke leRasûlullah* vAllahu ya'lemu inneke leRasûluHU, vAllahu yeşhedu innelmunafikıyne lekâzibun;
Münafıklar sana geldiklerinde dediler ki: “Senin muhakkak Rasûlullah olduğuna şehadet ederiz”... Allah zaten biliyor ki muhakkak ki sen O’nun Rasûlü’sün!.. Ve Allah şahiddir ki muhakkak ki münafıklar yalancılardır.

اتَّخَذُوا أَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَن سَبِيلِ اللَّهِ إِنَّهُمْ سَاء مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
2-) İttehazu eymanehüm cunneten fesaddu 'an sebiylillah* innehüm sae ma kânu ya'melun;
Yeminlerini bir kalkan edindiler de Allah yolundan alakoydular... Yapmakta oldukları gerçekten ne kötüdür!.

ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ آمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا فَطُبِعَ عَلَى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ
3-) Zâlike Biennehüm amenu sümme keferu fetubi'a 'alâ kulubihim fehüm la yefkahun;
Bunun sebebi (B sırrınca) şudur: İman ettiler, sonra küfr ettiler (iman ettikleri gerçeği reddettiler)... Bu yüzden kalblerinin üzerine tab’edildi (mühür basıldı)... Artık onlar (Risalet işlevini) iyi anlamazlar.

وَإِذَا رَأَيْتَهُمْ تُعْجِبُكَ أَجْسَامُهُمْ وَإِن يَقُولُوا تَسْمَعْ لِقَوْلِهِمْ كَأَنَّهُمْ خُشُبٌ مُّسَنَّدَةٌ يَحْسَبُونَ كُلَّ صَيْحَةٍ عَلَيْهِمْ هُمُ الْعَدُوُّ فَاحْذَرْهُمْ قَاتَلَهُمُ اللَّهُ أَنَّى يُؤْفَكُونَ
4-) Ve iza raeytehüm tu'cibuke ecsamuhüm ve in yekulu tesma' likavlihim keennehüm huşubun musennedetun, yahsabune külle sayhatin 'aleyhim* hümul'aduvvu fahzerhüm* katelehümullah* enna yu'fekûn;
Onları gördüğünde cisimleri (cesedleri, gövdeleri) hoşuna gider... Söylerlerse, onların sözünü dinlersin... Onlar (birbirine) dayandırılmış (Cansız, idraksız) keresteler gibidirler... Her sayha’yı (çığlığı, bağırtıyı) kendi aleyhlerine sanırlar (korkaktırlar)... (Bundan dolayı) onlar düşmandır, onlardan sakın... Allah onları öldürsün... Nasıl da (hakikatlarından) döndürülüyorlar!.

وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ تَعَالَوْا يَسْتَغْفِرْ لَكُمْ رَسُولُ اللَّهِ لَوَّوْا رُؤُوسَهُمْ وَرَأَيْتَهُمْ يَصُدُّونَ وَهُم مُّسْتَكْبِرُونَ
5-) Ve iza kıyle lehüm te'alev yestağfir leküm Rasûlullahi levvev ruusehüm ve raeytehüm yesuddune ve hüm mustekbirun;
Onlara: “Gelin, Rasûlullah sizin için mağfiret dilesin” denildiği vakit, başlarını çevirdiler ve sen onların müstekbirler (kibre sapanlar; tevbe ve istiğfardan büyüklenenler) oldukları halde yüz çevirdiklerini görürsün.

سَوَاء عَلَيْهِمْ أَسْتَغْفَرْتَ لَهُمْ أَمْ لَمْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ لَن يَغْفِرَ اللَّهُ لَهُمْ إِنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِقِينَ
6-) Sevaun 'aleyhim estağferte lehüm em lem testağfir lehüm* len yağfirAllahu lehüm* innAllahe la yehdilkavmel fasikıyn;
Onlar için mağfiret diledin yahut onlar için mağfiret dilemedin, onlara birdir (senin istiğfarın);Allah onları asla mağfiret etmez... Muhakkak ki Allah fasıklar kavmini hidayet etmez.

هُمُ الَّذِينَ يَقُولُونَ لَا تُنفِقُوا عَلَى مَنْ عِندَ رَسُولِ اللَّهِ حَتَّى يَنفَضُّوا وَلِلَّهِ خَزَائِنُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَلَكِنَّ الْمُنَافِقِينَ لَا يَفْقَهُونَ
7-) Hümülleziyne yekulune la tunfiku 'alâ men 'ınde Rasûlillahi hatta yenfaddu* ve Lillahi hazainusSemavati vel'Ardı ve lakinnelmunafikıyne la yefkahun;
Onlar: “Rasûlullah’ın yanında olanlara infak etmeyin; ta ki dağılıp gitsinler” diyen kimselerdir... Semavat’ın ve Arz’ın hazineleri (Rahmaniyet sahibi) Allah’ındır... Fakat münafıklar (Hak’dan kat kat perdeliler) iyi anlamazlar.

يَقُولُونَ لَئِن رَّجَعْنَا إِلَى الْمَدِينَةِ لَيُخْرِجَنَّ الْأَعَزُّ مِنْهَا الْأَذَلَّ وَلِلَّهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهِ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَلَكِنَّ الْمُنَافِقِينَ لَا يَعْلَمُونَ
8-) Yekulune lein reca'na ilelMediyneti leyuhricennel'e'azzu minhel'ezelle, ve Lillahil'ızzetu ve liRasûliHİ ve lilmu’miniyne ve lakinnelmunafikıyne la ya'lemun;
(O münafıklar) derler ki: “Andolsun ki eğer Mediyne’ye geri dönersek, en Aziyz olan, en zelil olanı oradan mutlaka çıkaracaktır”... Halbuki izzet Allah’ındır (birimsellikte izzet olmaz, birimsellik zillettir), O’nun Rasûlü’nündür ve mü’minlerindir... Fakat münafıklar bilmezler (yakiynleri yok).

Not: Bu ayetlerin sebebi nüzülünde şöyle bir olay var: Bir münafık olan Abdullah b.Übeyy, MustalıkOğulları gazvesinde bir hadise vesilesi ile Hz.Rasûlullah için: “Andolsun ki eğer Mediyne’ye geri dönersek, en Aziyz olan, en zelil olanı oradan mutlaka çıkaracaktır” diye haddini aşan bir söz söylemiş ve bunu duyan Zeyd b.Erkam bu sözü Hz.Rasûlullah’a haber vermiştir... Hz.Rasûlullah kendisine sorunca da yemin ederek inkar etmiştir... Bunu duyan Abdullah b. Übeyy’in samimi bir mü’min olan oğlu Abdullah, eline bir kılıç alarak babasının önünü kesip Medine-i Münevvere’ye girmesine engel oldu da Hz.Rasûlullah’ın oğluna haber gönderip izin vermesiyle Medine-i Münevvere’ye girdi (kimin Aziz olduğunu zilleti yaşayarak gördü?)... Ne hikmettir ki Medine-i Münevvere’ye döndükten kısa bir müddet sonra da Abdullah b.Übeyy hastalanıp ölmüştür?...

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تُلْهِكُمْ أَمْوَالُكُمْ وَلَا أَوْلَادُكُمْ عَن ذِكْرِ اللَّهِ وَمَن يَفْعَلْ ذَلِكَ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ
9-) Ya eyyuhelleziyne amenu la tulhiküm emvaluküm ve la evladuküm 'an zikrillah* ve men yef'al zâlike feülaike hümülhasirun;
Ey iman edenler!... Mallarınız da evladınız da sizi Allah’ın zikrinden (Risalet’e-Rasûlullah’a iman ve hicret edip Allah yolunda mücahade etmekten, bunun hasılası olan müşahadeden) meşgul edip alakoymasın... Kim bunu yaparsa, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

وَأَنفِقُوا مِن مَّا رَزَقْنَاكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِيَ أَحَدَكُمُ الْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلَا أَخَّرْتَنِي إِلَى أَجَلٍ قَرِيبٍ فَأَصَّدَّقَ وَأَكُن مِّنَ الصَّالِحِينَ
10-) Ve enfiku mimma razaknaküm min kabli en ye'tiye ehadekümülmevtü feyekule Rabbi lev la ahharteniy ila ecelin kariybin, feassaddeka ve ekün minessalihıyn;
Sizden birine ölüm gelip de: “Rabbim!... Beni yakın bir ecele kadar tehir etseydin de sadaka verseydim (infak-arınma) ve salihlerden olsaydım” demesinden önce sizi rızıklandırdığımız şeyden infak edin.

وَلَن يُؤَخِّرَ اللَّهُ نَفْساً إِذَا جَاء أَجَلُهَا وَاللَّهُ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
11-) Ve len yuahhırAllahu nefsen iza cae eceluha* vAllahu Habiyrun Bima ta'melun;
Eceli geldiği vakit, Allah hiçbir nefsi te’hir etmez... Allah yaptıklarınızı (B sırrınca) Habiyr’dir.
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


SimplePortal 2.3.3 © 2008-2010, SimplePortal