Sayfa: [1]
  Yazdır  
.



64. TEĞÂBUN SÛRESİ   التغابن

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHIYM

يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
1-) Yüsebbihu Lillahi ma fiysSemavati ve ma fiyl'Ard* leHUlMülkü ve leHUlHamdu ve HUve 'alâ külli şey'in Kadiyr;
Semavat’ta ne var ve Arz’da ne varsa (Allah Esmasıyla yaratılmaları dolayısıyla) Allah’ı tesbih ediyor... Mülk O’nundur, Hamd O’nundur... O herşey üzerine Kadiyr’dir.

هُوَ الَّذِي خَلَقَكُمْ فَمِنكُمْ كَافِرٌ وَمِنكُم مُّؤْمِنٌ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
2-) HUvelleziy halekaküm feminküm kafirun ve minküm mu’min* vAllahu Bima ta'melune Basıyr;
O, sizi yaratmış olandır... Sizden (kiminiz) kafirdir (gerçeği reddeden, yaratandan-hakikatından perdeli; nankör, şakıy) ve sizden (kiminiz de) mü’mindir... Allah yaptıklarınızı (B sırrınca) Basıyr’dir.

خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ بِالْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَأَحْسَنَ صُوَرَكُمْ وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ
3-) HalekasSemavati vel'Arda BilHakkı ve savvereküm feahsene suvereküm* ve ileyHİlmasıyr;
Semavat’ı ve Arz’ı Bil-Hakk (Hakk olarak) yarattı... Sizi sûretlendirdi de sûretlerinizi en güzel yaptı... O’nadır dönüş (ünüz).

يَعْلَمُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَ وَاللَّهُ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
4-) Ya'lemu ma fiysSemavati vel'Ardı ve ya'lemu ma tusirrune ve ma tu'linun* vAllahu 'Aliymun Bi Zâtissudur;
Semavat’ta ve Arz’da ne var (hepsini) bilir... (O) gizlediklerinizi de, aleni ettiklerinizi/açığa çıkardıklarınızı da bilir... Allah sadırların (ızın) zatı olarak (B sırrınca) Aliym’dir.

أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَأُ الَّذِينَ كَفَرُوا مِن قَبْلُ فَذَاقُوا وَبَالَ أَمْرِهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
5-) Elem ye'tiküm nebeülleziyne keferu min kabl* fezâku vebale emrihim ve lehüm 'azâbun eliym;
Bundan önce (sizden önceki ümmetlerden) kafir olanların (Rasûlü-risaleti inkar edenlerin, gerçeği reddedenlerin) haberi size gelmedi mi?... Bu sebepten işlerinin vebalini tattılar... Ve onlar için elim bir azab da vardır.

ذَلِكَ بِأَنَّهُ كَانَت تَّأْتِيهِمْ رُسُلُهُم بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالُوا أَبَشَرٌ يَهْدُونَنَا فَكَفَرُوا وَتَوَلَّوا وَّاسْتَغْنَى اللَّهُ وَاللَّهُ غَنِيٌّ حَمِيدٌ
6-) Zâlike Biennehu kânet te'tiyhim Rusuluhüm Bilbeyyinati fekalu ebeşerun yehdunena* fekeferu ve tevellev vestağnAllah* vAllahu Ğanıyyun Hamiyd;
Bunun sebebi şudur (B sırrınca): Onların (beşer) Rasûlleri kendilerine beyyineler (apaçık deliller) ile (B sırrınca, beyyineler olarak) gelirdi de: “Bir beşer mi bizi hidayet edecek/bize rehberlik edecek?” derlerdi... Bu yüzden kafir (Hakk’dan perdeli) oldular ve (Allah’dan) yüz çevirdiler... Allah (da onların imanından) müstağni oldu (ğunu gösterdi)... Allah Ğaniyy’dir, Hamiyd’dir.

زَعَمَ الَّذِينَ كَفَرُوا أَن لَّن يُبْعَثُوا قُلْ بَلَى وَرَبِّي لَتُبْعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُنَّ بِمَا عَمِلْتُمْ وَذَلِكَ عَلَى اللَّهِ يَسِيرٌ
7-) Ze'amelleziyne keferu en len yüb'asu* kul bela ve Rabbiy letüb'asünne sümme letünebbeünne Bima 'amiltum* ve zâlike 'alellahi yesiyr;
O kafir olanlar (gerçeği reddedenler, perdeliler), asla ba’solunmayacaklarını zannettiler... De ki: “Hayır!.. Rabbime kasem ederim ki, elbette ba’solunacaksınız... Sonra yaptıklarınız (B sırrınca) size mutlaka haber verilecektir... İşte bu Allah üzerine çok kolaydır”.

فَآمِنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَالنُّورِ الَّذِي أَنزَلْنَا وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ
8-) Feaminu Billahi ve RasûliHİ venNurilleziy enzelna* vAllahu Bima ta'melune Habiyr;
(B sırrıyla) Allah’a, O’nun Rasûlü’ne ve inzal ettiğimiz Nur’a (Kur’an’a; ilme) iman edin!... Allah yaptıklarınızı (B sırrınca) Habiyr’dir.


يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ الْجَمْعِ ذَلِكَ يَوْمُ التَّغَابُنِ وَمَن يُؤْمِن بِاللَّهِ وَيَعْمَلْ صَالِحاً يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّئَاتِهِ وَيُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَداً ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ
9-) Yevme yecme'uküm liyevmilcem'ı zâlike yevmutteğabun* ve men yu'min Billahi ve ya'mel salihan yukeffir 'anhu seyyiatihi ve yudhılhu cennatin tecriy min tahtihel'enharu halidiyne fiyha ebeda* zâlikelfevzul'azıym;

Cem’ Günü için sizi cem’ettiği gün (ü hatırla), işte o Teğabun (aldanma-aldatma; karşılıklı aldatış ve aldanışların zahir olduğu) Günü’dür (dünyadaki gibi değil?)... Kim (B sırrıyla) Allah’a iman eder ve salih amel yaparsa, (Allah) onun kötülüklerini ondan keffaretler (siler) ve onu altından nehirler akan cennetlere, içinde ebedi kalıcılar olarak, dahil eder... İşte bu aziym bir kurtuluştur.

وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا أُوْلَئِكَ أَصْحَابُ النَّارِ خَالِدِينَ فِيهَا وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
10-) Velleziyne keferu ve kezzebu BiayatiNA ülaike ashabunnari halidiyne fiyha* ve bi'selmasıyr;
Küfr edip ayetlerimizi (B sırrınca, ayetlerimiz olarak) yalanlayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedi kalıcılar olarak Nar ashabıdırlar... Ne kötü dönüş yeridir (o) !.

مَا أَصَابَ مِن مُّصِيبَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ اللَّهِ وَمَن يُؤْمِن بِاللَّهِ يَهْدِ قَلْبَهُ وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ
11-) Ma esabe min musıybetin illâ Biiznillah* ve men yu'min Billahi yehdi kalbeh* vAllahu Bikülli şey'in 'Aliym;
Bi-iznillah (Allah’ın izni ile) olmadıkça hiçbir musibet isabet etmez... Kim (B-sırrıyla) Allah’a iman ederse, (Allah) onun kalbine hidayet eder (tevekkül, rıza, keşf, yakin oluşturur)... Allah Bi-külli şey’in Aliym’dir (herşey ancak ilmindedir).

وَأَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ فَإِن تَوَلَّيْتُمْ فَإِنَّمَا عَلَى رَسُولِنَا الْبَلَاغُ الْمُبِينُ
12-) Ve etıy’ullahe ve etıy'urRasûl* fein tevelleytum feinnema 'alâ RasûliNElbelağulmübiyn;
Allah’a itaat edin, Rasûl’e (Rasûlullah’a) itaat edin... Eğer yüzçevirirseniz, Rasûlümüzün üzerine düşen ancak apaçık bir tebliğdir.

اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ وَعَلَى اللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ
13-) Allahu la ilahe illâ HU* ve 'alellahi felyetevekkelil mu’minun;
Allah, la ilahe illa HU’dur (kendinden gayrı vücud olmayandır)... Mü’minler Allah’a tevekkül etsinler.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنَّ مِنْ أَزْوَاجِكُمْ وَأَوْلَادِكُمْ عَدُوّاً لَّكُمْ فَاحْذَرُوهُمْ وَإِن تَعْفُوا وَتَصْفَحُوا وَتَغْفِرُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
14-) Ya eyyuhelleziyne amenu inne min ezvaciküm ve evladiküm 'aduvven leküm fahzeruhüm* ve in ta'fu ve tasfehu ve tağfiru feinnAllahe Ğafurun Rahıym;
Ey iman edenler!... Muhakkak ki eşlerinizden ve evladlarınızdan (onların içinden) sizin için bir düşman (Allah yolunda hicret ve cihad etmekten mani olan; Allah’a olan teveccüh ve muhabbetinizi zayıflatan, meşgul edip alakoyan) vardır... Bundan ötürü onlardan hazer edin (sakının)... Eğer (onlarla hakikatınızdan perdelenmiyor da size olan uyumsuzluklarını) affeder, (suçlarının cezasından) vazgeçer (görmezlikten gelir, hoş görülü olur) ve bağışlar (kötülüklerini-hatalarını örter) iseniz, muhakkak ki Allah Ğafur’dur, Rahıym’dir.

إِنَّمَا أَمْوَالُكُمْ وَأَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌ وَاللَّهُ عِندَهُ أَجْرٌ عَظِيمٌ
15-) innema emvaluküm ve evladuküm fitnetun, vAllahu 'ındeHU ecrun 'Azıym;
Mallarınız ve evladlarınız sizin için ancak bir fitnedir (imtihandır)... Ve Allah (a gelince), O’nun indindedir büyük ecir.

فَاتَّقُوا اللَّهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ وَاسْمَعُوا وَأَطِيعُوا وَأَنفِقُوا خَيْراً لِّأَنفُسِكُمْ وَمَن يُوقَ شُحَّ نَفْسِهِ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
16-) Fettekullahe mesteta'tum vesme'u ve etiy'u ve enfiku hayren lienfüsiküm* ve men yuka şuhha nefsihi feülaike hümül müflihun;
Öyleyse, gücünüz yettiğince Allah’dan ittika edin, işitin (dinleyin, anlayın)
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


SimplePortal 2.3.3 © 2008-2010, SimplePortal