Sayfa: [1]
  Yazdır  
.



96.  ALAK SÛRESİ    العلق

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHIYM

اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ
1-) Ikra' Bismi Rabbikelleziy halak;
Yaratan (seni izhar eden; sen yoksun, O kaim) Rabbinin ismi (hakikatın olan zati kuvveler) ile (B sırrınca) OKU!.

خَلَقَ الْإِنسَانَ مِنْ عَلَقٍ
2-) Halekal'İnsane min’alak;
(O,) insan’ı Alak’ (kan pıhtısı; yaş, yapışkan yani hayatiyeti ve manyetizması olan kan; genetik) dan yarattı.

اقْرَأْ وَرَبُّكَ الْأَكْرَمُ
3-) Ikra' ve Rabbükel'Ekrem;
Oku!.. Ekrem Rabbin olarak!.

الَّذِي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ
4-) Elleziy’alleme BilKalem;
O (Rabbin) ki, (O Rabbani özellikleri ve o genetiği) (Bi-) Kalem (?) ile ta’lim etti.

عَلَّمَ الْإِنسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ
5-) Allemel'İnsane ma lem ya'lem;
(Yani) insan’a bilmediğini ta’lim etti.

كَلَّا إِنَّ الْإِنسَانَ لَيَطْغَى
6-) Kella, innel'İnsane leyatğa;
Hayır (iş sanıldığı gibi değil; düşünün) !?... Muhakkak ki insan (OKUmaz, hazinesini bilkuvve gömülü tutarsa), elbette tuğyan (azgınlık) eder;

أَن رَّآهُ اسْتَغْنَى
7-) En reahüstağna;
Kendini (nefsini) müstağni (OKUmaya, tanımaya ihtiyacı yok) gördüğü için.

إِنَّ إِلَى رَبِّكَ الرُّجْعَى
8-) İnne ila Rabbikerrüca';
Muhakkak ki rüc’a (dönüş, dönmek) Rabbinedir!.

أَرَأَيْتَ الَّذِي يَنْهَى
9-) Eraeytelleziy yenha;
Gördün mü o nehyedeni (engelleyeni, uzaklaştıranı; Ebu Cehl’i),

عَبْداً إِذَا صَلَّى
10-) Abden iza salla;
Bilfiil namazda iken bir kulu?.

أَرَأَيْتَ إِن كَانَ عَلَى الْهُدَى
11-) Eraeyte in kâne’alelhüda;
Gördün mü (bir düşün) !.. Ya o (namaz müşahadesindeki kul) Huda (Hidayet, Hak) üzere ise?.

أَوْ أَمَرَ بِالتَّقْوَى
12-) Ev emere Bittakva;
Yahut Takva (korunma; tevhid) ile (B sırrınca) emretti ise?!.

أَرَأَيْتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّى
13-) Eraeyte in kezzebe ve tevella;
Gördün mü (bir düşün) !... Ya (o engelleyen bu uğraşı ve çağrısı ile Hakk’ı ve Sistem’i) yalanladı ve yüz çevirdi ise?.

أَلَمْ يَعْلَمْ بِأَنَّ اللَّهَ يَرَى
14-) Elem ya'lem BiennAllahe yera;
(B gerçeğince) bilmedi mi ki Allah muhakkak görür?.

كَلَّا لَئِن لَّمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعاً بِالنَّاصِيَةِ
15-) Kella, lein lem yentehi lenesfe'an BinNasıyeh;
Hayır (iş sandığı gibi değil) !... Andolsun ki eğer vazgeçmez ise, elbette o (Bi-) nasiye’yi (alnını, başının ön kısmını B sırrınca) şiddetle yakalayıp çekeriz.

نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍ
16-) Nasıyetin kazibetin hatıeh;
O yalancı (Allah üzerine imanı sahih olmayan), o hata yapan (günahkar, müşrik; bedene, dışa tabi olan; aklını kullanmayan) nasiye’yi.

فَلْيَدْعُ نَادِيَه
17-) Felyed'u nadiyeh;
Haydi çağırsın nadiye’sini (meclisini).

سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَ
18-) Sened'uzZebaniyeh;
Biz de çağıracağız Zebanileri (Nar’ın zebun edicileri; melekleri, astrolojik nesneleri) !.

كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ
19-) Kella* la tutı'hu vescüd vakterib;
Hayır, sakın (yapma) !.. Ona (kendini mustağni gören, Hakk’dan perdeli, namaz müşahadesinden nehyeden, zebanilerin zebunu alın’a) itaat etme/boyun eğme; (hakikatına olan imanın gereği) secde et ve yaklaş!.
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


SimplePortal 2.3.3 © 2008-2010, SimplePortal